Dönüşüm Cemresi

Geçen hafta boyunca, hayatımızın herhangi bir alanında yapmak istediğimiz değişiklik ya da düzenlemelerle ilgili olarak gücümüzü kullanmaya karar verdikten ve kendimizi değişime açtıktan sonra ne olacak diyen arkadaşlarım oldu.. “Kendimi değişime açıyorum ve evrene güveniyorum” demek yeterli mi, yoksa ne yapmak gerekiyor?

Öncelikle kararlı olmak gerekiyor, çünkü bu yolda kendimiz dahil önümüze engeller çıkma olasılığı çok yüksek. Egomuz direnecek, eş-dost arkadaşlar şaşkın bakışlarıyla ve hiç de yüreklendirmeyen sözler söyleyecekler, en kötüsü de biz bile “böyle gelmiş böyle gider” alışkanlığıyla söylediklerimizden / düşündüklerimizden şüpheleneceğiz.. Oysa ne çok yorulmadık mı döngüler yaşamaktan, dibe vuruşlardan, debelenip durmaktan? Tevfik Fikret’in çok sevdiğim bir sözü vardır, der ki “Hak bildiğin yolda yalnız da olsan ilerleyeceksin”; aynen öyle bir kararlılık içinde olmak gerekir diye düşünüyorum..

Bundan sonrası ise daha kolay: Hedefimizi, yani varmak / olmak istediğimiz şeyi belirleyip bizi ona götürecek yolda “vazgeçmeden değil kararlılıkla, ertelemeden değil hemen şimdi ve üşenmeden değil zevkle heyecanla” çalışmak gerekiyor.. İletişimimizi düzeltmek istiyoruz, söylediklerimize nasıl dikkat edeceğiz; düşünce kalıplarımızı değiştirmek / dönüştürmek istiyoruz onaylamalarımızı ne zaman, hangi sıklıkta çalışacağız; yahut işyerinde elemanlarımızla uyum içinde çalışmak istiyoruz, onları motive etmek ve ekip ruhunu oluşturmak için yöneticilik / liderlik vasıflarımızı nasıl kullanacağız? Bunları bir kere tespit ettikten sonrası tek kelimeyle “çalışmak”.. Dönem ödevi yapardık lisede hatırlar mısınız, bunlar da bizim hayat ödevlerimiz; amacımız en basit haliyle mutlu olmak olduğuna göre buna erişmek için ödevlerimizi yapmak gerekiyor.

Bu çalışmanın yolu nedir, şimdi ona bakalım:

Öncelikle farkındalık: Hoşumuza gitmeyen, bizi rahatsız eden, sevmediğimiz, değiştirmek istediğimiz nedir, bunun farkına varmak ilk adımımız. Dil kalıplarımız mı iletişim engelimiz, yahut istediğimiz işi düşünce kalıplarımız yüzünde mi bir türlü bulamıyoruz, bunu farketmek önemli..

Sonra kabul etmek: Tamam engellerimizi farkettik; bunların gerçekten bizim engelimiz, doğru bildiğimiz yanlışlar / kodlamalar olduğunu kabul edip onlara bizi bugüne getirdikleri için teşekkür etmek ikinci adım..

Üçüncü adım: Duygumuzun, düşüncemizin, davranış kalıbımızın altında ne var, neden öfkeliyim, neden bir iş arkadaşıma sevgi dolu yaklaşırken bir başkasına sürekli hırçın davranıyorum, hangi damarıma basıp hangi yönüme aynalık ediyorlar bunu anlamak önemli..

Son olarak: Şimdiye kadarki her türlü düşünce, duygu ve davranışımızla bugünümüzü yarattık, çeşitli dersler aldık ve artık bugün bir değişiklik yapma ihtiyacındayız. Onları temizleyip, iptal edip uğurlayıp yerlerine yeni düşünceleri / davranışları koyma zamanı geldi..

İşte 3. cemre bugün toprağa düştü; buyrun bahar uyanışına, hayatımızın büyük dönüşümüne.. :)

Sevgimle kucaklarım..

Etiketler: ,

Yorum ekleyiniz veya sitenizden geri izleme linki bırakınız

Yeniliklerden +RSS ile veya +EPosta ile haberdar olunuz

Yorumları +RSS ile takip ediniz

EkleBunu

Bir yorum “Dönüşüm Cemresi”

  1. Hediye Yazdı:

    Bence basit yaşamak ve istemediğimiz şeylerin üstüne gitmek mutluluğun formülü. Bu da sizin dediğiniz gibi farkındalık ile başlıyor .

Yorum bırakınız